Keman çalmak dünyanın en zor işlerinden birisidir. Küçük bir çocuğun kemana başlaması kolay değildir. İlkönce yay ve keman tutmayı öğrenecek, daha sonra dengeleri ayarlayarak kemandan ses çıkaracak, tüm bu süreç devam ederken aile ve çevre faktörü onun sabırla yoluna devam etmesi için elinden geleni yapacak ve herkes onu dinlemeye başlayacak, en önemlisi de çocuk kemandan çıkardığı sesi sevecek ve kemandan mutluluk nağmeleri yayılmaya başlayacaktır.
Mutluluk nağmeleri yayılmaya başladıktan sonra yaptığı işi daha da sevecek ve etrafına güzellikler saçmaya başlayacaktır.
Bu proje ile birlikte Türkiye'de yeni bir eğitim sistemi yaratmak amacı güdülmektedir. Bu yeni eğitim sistemi skolastik zihniyetten uzak, yaratıcı ve üretici, yerel kültür ve özelliklere sahip çıkarak saygı gösteren, öğrencinin yeteneğini geliştirerek onu olumlu yönde geliştiren ve onun yeteneği ölçüsünde çalışmalar yaparak bireysel olarak ilerleten, üniforma olarak biçilmiş kalıpların her bünyeye uymayacağını ifade ederek her yeteneğe saygı gösterilmesini savunan ve her yeteneğin kendine göre gelişeceğini savunan bir eğitim sistemidir.
Bu sistemle herkes keman öğrenebilir. 7 yaşındaki bir küçük arkadaş ile 70 yaşındaki bir büyük arkadaş aynı potada eğitilebilirler. Yani kemana başlangıç yaşı yoktur. Tıpkı mutluluğa başlamanın yaşının olmadığı gibi...
Bunun için uygulanması gereken sistem, kur sistemidir. Belli standartlara ulaşabilmek için uygulanacak olan bu sistemde, keman tekniğinin kategorize edilerek değişik kur uygulamalarına gidilmesi öngörülmektedir. Herkesin bu sistemden faydalanabilmesi için ülke çapında genel bir standardizasyona gidilmesi gerekmektedir. Uygulanması tasarlanan bu sistemin standartlaştırılması için eğitimciler ve müzisyenlerin bir araya gelerek oluşturacakları genel programın her kurumda uygulanmasını sağlamaları gerekmektedir.
Türkiye'deki eğitim kurumlarına göz attığımız takdirde artık eski ve halen kullanılan eğitim sisteminin çöktüğünü bunun yerine yeni arayışlar ve oluşumların ortaya çıktığı fark edilmektedir.
Bütün müzik okullarında uygulanması gereken enstrüman dersleri ise kur sistemine göre yeniden düzenlendiği takdirde genel müzik eğitimimizde bir standart sağlanacak, kurumlar arası paralellik ve öğretim birliği sağlanmış olacak, bu durumda ülkemizin her yanında yetişmeye başlayan çocuklar aynı sistemde eğitim göreceklerdir.
Zaten 12 yıla çıkarılacak olan mecburi ilk öğretim sayesinde ülkemizin gençleri standart bir milli eğitime kavuşacaklardır. Bu durumda konservatuarların yerini yeni müzik okulları almalıdır. Bu okullarda sadece temel müzik eğitimi ve branş dersleri verilmelidir. Kültür dersleri ise uzman olan kurumlara yani ilköğretim okullarına verilmelidir. Bu sayede isteyen öğrenciler müziğe daha fazla konsantre olacaklar ve kur eğitimi sayesinde yeteneklerine göre müzik eğitimlerini geliştireceklerdir.
2005-2006 sezonunda Turkish Bank Ltd. ile çalışmalarına devam eden olan CAKA projesi, Ekim ayından itibaren İstanbul, Ankara, İzmir, Denizli, Bursa, Mersin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden seçilmiş olan yetenekli çocuklar ile konserler gerçekleştirmiştir. Her ay bu şehirlerde düzenlenen “masterclass” ve konserler ile CAKA yetenekli çocukları müzik yapmaya sevkeden bir proje olmuştur.
Daima kendini yenileyen bir proje olarak CAKA, 2007-08 eğitim ve öğretim yılı ile birlikte bir çok toplantı, masterclass ve konserler düzenleyecektir. Önümüzdeki yıllarda Türkiye'nin diğer illerinde de örgütlenerek yetenekli çocukların ulusal ve uluslararası platformlarda yerini alması için gayret gösterecek olan CAKA, proje ile ilgilenen tüm küçük arkadaşlarımızın rahatlıkla başvuruda bulunabildiği ve ülkenin diğer yerlerinden gelen küçük arkadaşlarıyla aynı ortamda müzik yapma zevkini tadabileceği ülkemizin en idealist eğitim projesi olma özelliğini gelecekte de sürdürecektir.